ORMANCILIK

Ormancılık,
toplumun orman ürünlerine ve hizmetlerine olan gereksinimlerini sürekli ve
optimal olarak karşılamak amacıyla biyolojik, teknik, ekonomik, sosyal,
kültürel ve yönetsel çalışmaların tümünü kapsayan çok yönlü ve
sürdürülebilir bir etkinlik olarak tanımlanmaktadır. Diğer bir deyimle
ormancılık, biyolojik ve teknik özelliğinin yanında ekonomik, sosyal,
kültürel ve yönetsel boyutu ön planda olan bir orman kaynakları yönetim
mesleği olarak algılanmaktadır. Ormancılık; orman kaynaklarına toplumun
refahı doğrultusunda bilinçli müdahale etmektir. Bunu yaparken, toplum
taleplerini, ormancılık sektörünün diğer sektörlerle, bölgeyle ve
makroekonomik yapıyla olan ilişkilerini, ülke ve sektör kısıtlarını
dikkate almak, parasal faydaları diğer faydalarla dengelemek, ekonomik,
sosyal ve biyofizik sonuçları farklı olan alternatifler üretmek ve çok
ölçütlü karar verme tekniklerini kullanarak aralarından seçim yapmak
çağdaş ormancılık anlayışının gerekleridir.
Ormancılığı diğer sektörlerden ayıran, kapsamının ve boyutlarının
açıklanmasına yardımcı olan en önemli özellikleri şunlardır;
Ormancılık doğal şartlara açık bir arazi işletmesidir. Her şeyden önce
toprağa bağlı, yenilenebilen biyolojik bir varlık söz konusu olduğu için
her türlü risk faktörü önem arz etmektedir.
Ormancılık sektöründe üretim süresi (idare süresi) diğer sektörlere göre
daha uzundur. Genellikle 20 yıldan az olmayan üretim süresi, bazı ağaç
türleri için 200 yıla kadar çıkmaktadır Keza toprak faktörünü de en çok
kullanan bir sektördür. Dolayısıyla zamanı ve mekanı yoğun olarak kullanan
sektörlerin başında gelmektedir.
Ormancılıkta çok yönlü yararlanma esastır. Yani sadece maddesel ürünler
değil, zamana ve mekana bağlı olarak ondan daha önemli olan ve çoğu kez
değeri para ile ölçülemeyen hizmetler ve faydalar da söz konusudur.
Toplumsal faydalar yaratma, iktisadilik, verimlilik, sürdürülebilirlik,
çok yönlü yararlanma vb. ilkeler kârlılıktan daha önemli olduğundan
sermayenin % 3 gibi düşük bir faizle çalıştığı kabul görmektedir. Bu
özellik çok boyutlu karar vermeyi bir zorunluluk haline getirmekte, uzun
dönemli, tutarlı ve çok boyutlu planlamanın gereğini ve önemini ortaya
koymaktadır.
Ormancılıkta sadece bugünkü nesillerin ihtiyaçlarını karşılamak yeterli
değildir. Gelecek nesillerin ihtiyaçlarını da bugünden gözetmek gerekir.
Bu anlayış devamlılık ilkesini doğurmuştur. Sürdürülebilir kalkınmanın
temelinde ekonomi ve ekolojinin birbirini dengeleyecek şekilde
uyumlaştırılması yer aldığından ve de ormanlar kara ekosistemleri içinde
büyük paya sahip olduğundan, sürdürülebilir kalkınmanın yolunun
sürdürülebilir ormancılıktan geçtiği anlaşılmaktadır. Bu nedenle
ormancılıkta kısa vadeli yaklaşımlar yerine sürdürülebilirlik yaklaşımının
esas alınması zorunludur.
Ormancılık kapital yoğun bir sektördür. Özellikle odun hammaddesi
üretiminde bu kapitalin % 90’ını arazi ve ağaç serveti oluşturmaktadır.
Tamamı öz sermaye olup, ürün ile sermaye değerlerinin sağlıklı bir şekilde
tayin edilmesinde birtakım güçlükler vardır. Keza, ürün ile kapital canlı
bir varlık olan ağaç servetinde özdeşleşmiştir.
Ormancılık sektörü ürettiği pek çok mal ve hizmetlerle kendisi dışındaki
pek çok sektöre girdi vermektedir. Yani pek çok sektöre alt yapı
oluşturmakta, hazır arz yaratarak etkin faaliyet göstermelerini
sağlamakta, dolayısıyla makro amaçlara ulaşmada ve sosyo-ekonomik yapıyı
geliştirmede (istihdam, katma değer yaratma vb.) önemli bir sektör
görünümündedir. Bu özelliği nedeniyle ileri bağlantıları yüksek bir
sektördür. Buna karşılık diğer sektörlerden pek az girdi aldığı için geri
bağlantıları düşük bir sektördür.
Ormancılık sektörü girdi-çıktı ilişkileri ya da teknoloji ve ölçek
yönünden esnek olan, dolayısıyla stratejik ve taktik nitelikli bir
sektördür.
Ülkemizde kişi başına düşen orman alanı 0,34 ha olup, gelişmiş ülkelere
göre düşük bir düzeydedir. Yaklaşık % 25’i ağaçlandırma ile verimli hale
getirilmesi mümkün görülen ormanlarımızın 3,5 milyon hektarı aynı zamanda
orman üstü ve orman içi mera niteliğindedir. Bozuk ve verimsiz karakteri
ağır basan ormanlarımızın biyolojik çeşitlilik ve miktar olarak da ülke
yüzeyine dengeli dağılım göstermemektedir.
Türkiye’de ormancılık; ulusal kalkınma planlarına göre Tarım Sektörü
içinde bir alt sektör olarak yer almaktadır. Devlet İstatistik
Enstitüsünün birincil ve ikincil orman ürünlerinin ve hizmetlerinin
bilançolara yansıyan parasal değerlerine göre yaptığı hesaplamalar
sonucunda ormancılık sektörünün GSMH’ya katkısı % 0,8 bulunmuştur. Ancak,
diğer sektörlere bedelsiz veya düşük bedelle verilen girdilerden doğan
sübvansiyonlar da dikkate alındığında bu pay % 2 düzeyine ulaşmaktadır.
Buna bilançolara yansımayan ot, yaprak, su, bal, reçine vb odun dışı
ürünler eklendiğinde gerçek katkı payı bulunmuş olacaktır.
Türkiye ekonomisini oluşturan 64 sektörün ileri bağlantısı ortalama 0,387
iken, ormancılık sektöründe bu rakam 0,786’dır. Yani ormancılıktaki birim
çıktının öteki sektörleri uyarma veya geliştirme etkisi pek çok sektörden
büyüktür. Ormancılık sektörünün geri bağlantısı ise, ülke ortalamasından
(0,387) küçüktür (0,127). Diğer yandan, sektörün istihdam çarpanı 0,291
olup, 64 sektör içerisinde 17. sırada yer almaktadır. Yani birim çıktı
başına en çok istihdam sağlayan sektörler arasındadır.
Ormancılık sektörü yılda yaklaşık 3,5 milyon ton fuel-oil e eşdeğer bir
enerji katkısı sağlamaktadır.
Türkiye’de ormancılık, genel kabulün aksine emek-yoğun bir sektördür.
Sadece Orman Bakanlığı yıllık ortalama 15 milyon adam-gün işlendirme
olanağı sağlamaktadır. Orman köylerine ve diğer sektörlere yaptığı kaynak
aktarımı da yüksektir.
Ormancılık sektörü doğal yaşamın ve biyolojik çeşitliliğin korunmasında
önemli bir işleve sahiptir. Keza ülkemizde önemli olan erozyonun
önlenmesi, su rejiminin düzenlenmesi, toplum sağlığı, iklimi düzenleme,
çevresel, rekreasyon, turizm vb. kolektif faydaları nedeniyle önemli ve
vazgeçilmez bir sektördür.
Kadastro ve mülkiyet problemleri halledilmemiş, kırsal yoksulluğu had
safhada olan yaklaşık sekiz milyon orman köylüsünü içinde barındıran ve
dolayısıyla sosyo-ekonomik baskılardan fazla etkilenmekte olan bir
sektördür.