UYUZİNİ MAĞARASI
   

         Uyuzini mağarası Tarsus’tan 20 km uzaklıkta olan Hacıhamzalı köyünde bulunmaktadır.Tarsus-Ankara karayolundan Dörtler köyünden, batıya dönülüp 5km. kadar gidilip Hacıhamzalı köyüne varılır. Köyden 1km kuzeye doğru gidildiğinde derin bir kanyona gelinir. Bu kanyon Kadıncık Vadisinin uzantısı olup, Kadıncık 2 baraj nedeniyle şu an susuz, iki yanı mağaralarla dolu dimdik kayalarla kaplı,kanyon yamaçlarındaki mağaralara ulaşmak hemen hemen imkansız. İşte Uyuzini mağarası da bunlardan birisi.

  Kanyonun derinliği ve genişliği bizleri ürpertiyor.Kanyon içerindeki mağaralar,yeşillik ,ormanlık alan ise gözlerimizi dolduruyor.Kanyona genel bakıştan sonra Uyuzini mağarasına doğru yola koyuluyoruz. Amacımız mağaraya ulaşmak ama nasıl? Kanyonun üst kısmından mağaraya doğru tek kişinin geçebileceği kayalardan oyulmuş dik mi dik bir yolla karşılaşıyoruz.Bu kayalıktan çok dikkatli inmeniz gerekiyor.Yoksa kendinizi kanyonun 100metre kadar derinlikteki tabanda bulabilirsiniz.Yer yer inmek için basamak yapılan yerlerden yavaş yavaş ,dikkatle ellerimizle kayalara tutunarak, yardımlaşarak inmeyi başarıyoruz. Başarıyoruz ama incecik bir yoldan,yine tek kişinin geçebileceği bir yerden geçmeye çalışıyoruz. Alt taraf uçurum. Mağara sanki köpekbalığının ağzını açmış, ovanı yakalamak ister pozisyonundaki gibi duruyor karşımızda.Her ne kadar mağaraya ulaşmak riskli de olsa güzel bir mağara köpekbalığı gibi tehlikeli değil. Mağara geniş güzel ve yeşil. Mağaranın içinde serin bire hava var İnsanı ürpertme derecesinde.Bu heyecanlı yolculuktan sonra mağara içinde bulunan su ile elimizi,yüzümüzü yıkıyoruz ,kendimize gelmek için. Bu suyun şifalı olduğu uyuz ve cilt hastalıklarına iyi geldiği çamurunun da faydalı olduğu yöre halkı tarafından söyleniyor. Adını da uyuz hastalığına çare bulduğu için konulduğu anlaşılıyor. Su yazın ılık, kışın sıcak derecesinde akıyor. Böyle şifalı bir suyun kanyonun tepesine yakın bir mağara içinde olması ilginç

        Mağaradaki ilginçlikler bu kadarla da kalmıyor.Mağaranın tabanında kayanın içinde bulunan fosil kalıntıları dikkatimizi çekiyor.Fosil kalıntılarına birkaç yerde rastlamak mümkün.

         Mağarada Helenistik devirden kalma 3 metrekare alanında ,1metre derinlikte taştan oyularak yapılmış bir havuz var. Havuza kayalardan oyulmuş basamaklarla giriliyor. Mağaranın duvardan sızıntı şeklinde akan şifalı su bu havuzda toplanıyor. Hastalar havuzda yıkanıyorlar. Anlatılanlara göre ciltteki yaralara ve kaşıntılara adeta bir deva bir çare bu su. Mağaranın içinde yeşil çiçekler, boysuz ağaççıklar gözlerinizi dinlendirir.Aynı zamanda buradan kanyonun kanyonun derinliklerini ,karşı yamaçları izliyorsunuz. Her yer zümrüt gibi. Korkuyorsunuz, heyecanlanıyorsunuz. Böylesine bir haz bu kanyonu seyretmek.

      Kanyonun tabanına yakın bir yerde,tarihi taş lahitler, mezarları görebiliyoruz. Şimdi mağaradan dönüş bizi düşündürüyor. O yoldan geri nasıl döneceğiz? Dar yoldan tek sıra, adımlarımızı dikkatlice, yavaş yavaş atıyor ve tırmanma yerine zar zor ulaşıyoruz. Bu noktadan itibaren adeta duvar gibi dik bir yamaca tırmanacağız. Biraz soluklanıp, birbirimizden ve yanımızdaki köylülerden güvence alıp tırmanışa başlıyoruz. Ayaklarınızı sağlam bir kaya kertiğine yerleştirip, elinizle de bir kaya oyuntusu bulup, adeta tırnaklarımızla tırmanıyoruz. Yavaş yavaş, dikkatlice, korkarak, aşağıya bakmadan çıkıyoruz yukarıya .Derin bir oh çekiyor ve geldiğimiz yöne bakıyoruz.

       Gerçekten şifalı bu mağarayı sizlere övüyoruz.Şifa için,heyecan için.